Meram İlçesindeki Tarihi Mahalleler

GİRİŞ

Konya, Anadolu Selçukluları Devleti döneminde, dünyanın en mamur şehirlerinden biridir. Selçuklu döneminden itibaren, bütün ülke hanlar ve kervansaraylarla birbirine bağlanır. Şehirler, kurulan zengin vakıflarla mamur ve her taraf han, hamam, cami, mescit, medrese, dârülhuffâz, imaret ve zaviyeler gibi görkemli, sosyal ve tarihi eserlerle doludur. Şehircilik zirvededir.
Yeni kurulan mahallelerle gelişip büyüyen şehir, halkın ihtiyacını karşılayacak müesseselere kavuşturulmuş, zamanın devlet adamları ve zenginleri birbirleriyle yarışırcısına meskûn mahalleri yaşanır hâle getirmişlerdir.
Halk vefakâr ve hakşinastır. Oturduğu mahalleleri ya mahalleye hizmet getiren büyüklerden birisinin, ya mahallede mevcut tarihî bir eserin kurucusunun ya da mahallede medfûn büyük şahsiyetlerden ve mânâ sultanlarından birinin adıyla anar. Meselâ Şems, Şeyh Sadreddin Konevî, Fahrünnisa, Şeyh Osman Rûmî, Hoca Ahmed Fakih, Sahibata ve Pirebi gibi türbelerini bağrında barındırdığı yüce şahsiyetlerin adından veya Şekerfuruş, Abdülaziz ve İmaret mahalleleri gibi mahalleler de isimlerini mahallerindeki tarihî eserlerden alır.
Selçuklu ve Karamanoğlu payitahtı Konya’daki tarihî mahalleler bugün üç merkez ilçe arasında paylaşılmış gibidir. En çok tarihi mahalle Meram, sonra Karatay az bir bölümü de Selçuklu ilçemizde bulunmaktadır. Meram bölgesindeki mahalleler de, sur içi ve sur dışında olmak üzere iki bölümde mütalâa edilebilir.
Sur içinde yer alan tarihî mahallelerden bazıları, batıdan doğuya doğru en uçta ve sur dibinde Abdülaziz, Şekerfuruş, Şıhosman Rûmî, Gazialemşah, Kalecik, Kalecerp, Şükran ve en batıda Sep-havan mahalleleridir. Sur dışındaki tarihî mahallelerden bazıları da yine batıdan başlamak üzere, Vadi-i Meram (Meram), Yaka, Aşkan (Âşıkân), Hoca Fakih, Şeyh Sadreddin, Pirebi, Sahibata, Karakurt, Ölübanladı (Ölübekledi) ve Fahrünnisa gibi, Selçuklu dönemine kadar uzanan tarihî mahallelerdir.
Zaman içerisinde bazı mahalle isimleri değişikliklere uğradığı gibi, bazıları tamamen ortadan kalkmış, Meram ve Uluırmak’taki mevki isimleri yeni mahallelere ad olmuş, büyüyen mahalleler yeni yeni mahallelere bölünmüştür.
Bu girişten sonra, Meram’dan başlamak üzere Meram İlçesi’nde mevcut bazı tarihî mahalleler üzerinde durmaya çalışalım.

I-VÂDİ-İ MERAM

1. SEMTİN TARİHÇESİ VE KONUMU
En eski Konya Şer’iye Sicillerinden itibaren Meram’dan, “Vâdi-i Meram” şeklinde bahsedilir. Konya’da geniş bir semtin adı olması yanında, bir merkez ilçeye de adını veren “Meram”, doğuda tren yolu, kuzeyde Beyşehir yolu ve Şeker Fabrikası, güneyde Lalebahçe ve yeni Seydişehir yolu, batıda, Dere ve Meram tepeleri ile çevrili geniş bir alanı kapsar. Bugün onlarca mahalleye bölünen Meram’ın bu mahalleleri bir zamanlar Meram’ın küçük mevzî ve mevkileridir.
Süleymanşah, Melikşah,Yunusemre, Alavardı, Yaka, Kürden, Aşkan, Orgeneral Tural, Selver, Osman Gazi, Ayanbey, Selâm, Hacışaban, Dörtokka, Anasultan, Kirazlı vs. bu mahallelerden bazılarıdır. Yarım asrı aşkın bir zamandan beri bu mahallelerdeki yapılanma, yeşil alanları alıp götürmüş, çok mahallenin âdeta Meram’la ilgisi kalmamış gibidir. Eskiden tren yolu atlanır atlanmaz, iklim değişir, yeşillik kendini gösterir, Meram’a adım atıldığı hissedilirdi.

2. BU GENİŞ SEMTİN ADI NEREDEN GELİYOR?

“Meram” kelimesinin tarihi bir hikâyesi, bir hatırası var mı bilemiyoruz. Böyle bir menkıbeye rastlamadık. Yalnız çeşitli sözlüklere baktığımızda “Meram” kelimesinin istek, maksat, niyet, üstüne düşmek, arzu, talep, matlup karşılıkları ile açıklandığını görüyoruz.
Sözlükleri karıştırmaya devam ediyoruz: Arzu (merâm) kelimesi, istek, müştâk olmak şeklinde özleyen, göreceği gelmiş olan, can atan kelimeleri ile açıklanıyor.
Atalarımız ince, hassas ve zarîf ve isimlendirmede de mâhir insanlar. Bu kısa iz sürmede onların “Meram” kelimesi ile neyi kastettikleri, bu geniş alana neden Meram dedikleri hemen anlaşılıveriyor. Kanaatimizce Meram, adını bir yerden almamış, atalarımız, bazı özellik ve güzelliklerinden dolayı ona “Meram” adını vermiştir.
Şimdi Meram’ımızla ilgili bazı küçük değerlendirmelere bir göz atarsak konu daha iyi anlaşılacaktır.
“Meram Konya’nın zengin ahalisinin sayfiyesidir. Burası, ‘Bogaziçi’nin ve ‘Büyük Ada’nın muadilidir. Fakat burada onlardan daha serin ve daha istirahatbahş bir  şey vardır.”
Başka bir değerlendirme:
“Anadolu ve Rumeli’de yetişen ne kadar adı belli şair varsa Konya’ya can atmışlar ve bir gece olsun Meram Bağları’nda ‘Gedâbâd’a göğüs gererek yatmışlardır... Bu yel Meram semtine ayrılmış tabiatın, bir mevhibesidir.” 
Böyle bir mekâna can atılmaz, âşığın sevgilisini özlediği gibi özlenmez de ne yapılır?
İşte bunun için bu bölgeye atalarımız “Meram” adını vermiştir
 Ger civânı, ger Merâm’ı ger safâsı Ahsenî
 Şerholunmaz söylemekle iş burası Konya’nın
diyen Konya Beylerbeyi Mü’min Paşa’ya hak vermemek mümkün mü?
Âşık Şem’î de:
 Şem’-i aşkın yakar, pervâz eder pervâneler
 Yaz olunca var Merâm üzre safâsı Konya’nın
Demiyor mu?
Bir zamanlar Hz. Mevlâna’nın sık sık Meram’da geziler yaptığı, zikir ve sema meclisleri kurduğunu biliyoruz. Şairlerimizin ifadesine göre Meram, 1800’lü yılların başında daha mamur ve muhteşemdir. 19. y.y başlarında bile yerli ve yabancı seyyahlar, Yıldız Köşkü ile Dede Bağlarını anlata anlata bitiremezler.
Son elli yılda Meram’da büyük değişiklikler olmuş, yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, Konya Şer’iye Sicilleri’nde mevki isimleri müstakil mahallelere dönüşmüştür.
Çocukluğumuzda bahar aylarında deli deli akan Meram Çayı, Konya’nın alt ucundaki Büyükkumköprü, Küçükkumköprü, Çayır, Sedirler ve Musalla semtlerindeki üzüm bağlarını ve bütün Konya’yı sular, üzüm puştaları ağzına kadar suyla dolardı. O mevsimlerde yeraltı suları yükselir, kovaları eğilerek elimizle kuyulardan doldururduk. O bölgelerde yaz aylarında bile su seviyesi, çok aşağılara düşmezdi. Her tarafta elle tutulur, gözle görülür bir bereket vardı.
Yine o dönemlerde Meramlılar baharda geldikleri bağ ve bahçelerinden, ekimin sonlarında yağan karla pılılarını pırtılarını toplayıp, eşyalarını arabalara yükleyerek şehir evlerine inerlerdi. Ne Meram’da, ne de aşağıdaki bağlarda kimsecikler kalmazdı. Bazı zengin aileler, bağ evlerini hırsızdan-soysuzdan korumak için, evlerine bekçi oturtur, Onlardan herhangi bir ücret talep etmedikleri gibi gazyağı, yakacak vb. bazı zarurî ihtiyaçlarını da karşılarlardı.
Hayatımın elli yılı Meram’da geçti. Meram’ın güzelliklerini, orada yaşamayanlara anlatmak mümkün değildir. Meram gerçekten anlatılmaz, yaşanır. Özellikle eski Meram.
Bugün gelinen nokta ortada. “Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer” demeden edemiyor insan.

II-MERAM’DAKİ TARİHÎ ESERLER

1. HASBEYOĞLU MESCİDİ
Meram sırtlarında Tavus Baba Türbesi’nin doğusunda yer alan bu mescit, Karamanoğlu II. Mehmet (1402-1424) döneminde Hacı Hasbeyoğlu Mehmet adına yaptırılmıştır.
Kitabesinde şu ifadelere yer verilmektedir:
“Allah saltanatını ve yüceliğini daim etsin, Karamanoğlu Alâeddin oğlu Sultan Mehmed’in zamanında yapıldı. Ah el-mevt.”
Kitabenin kenarlarında da şu ibareler yer almaktadır:
Dileriz bende gelenden hayrile
Gele bende (bunda) gönlünü şâd eyleye
Her ki ister ise bünyâd eyleye
Hacı Hasbey oğlunu yâd eyleye
İ. H. Konyalı, kitabenin biraz farklı okunması gerektiğini düşünür. 
Geniş ve yüksek mescid, kesme taşlardan yapılmıştır. Dikdörtgen planlıdır. Üzerini örten düz damı, sekiz ahşap direk taşır. Mescidin doğu bitişiğinde küçük bir de dârülhüffaz vardır. Üzeri küçük bir kubbe ile örtülüdür. Bu bölüm günümüzde bayanların namaz kılmalarına tahsis edilmiştir.  İ. H. Konyalı’ya göre mescidin yanında bir de zaviye vardır. Zaviye günümüze kadar gelememiştir. 

2. HASBEYOĞLU HAMAMI
Meram Köprüsü’nün hemen güney doğusunda yer alan bu çifte hamam da Hasbeyoğlu Mehmed Bey tarafından 827/1424 yılında yaptırılmıştır. Son mütevellisinden dolayı hamam, Hatiboğlu Hamamı olarak da anılmıştır. Erkek ve kadınlar bölümü altışar kurnalıdır. Hamam birçok kere tâmir görmüştür.

3. ŞEYH VEFA CAMİİ VE HÂNGÂHI
Dere yolu üzerindedir. Mescit ve Hângâh İstanbul’da medfun ve bir semte adını veren Şeyh Vefa (Muslihiddin Mustafa) veya Karaman Beyi tarafından yaptırılmıştır. Konyalı, Şeyh Vefa Hazretlerinin İstanbul’da metfun olduğunu dikkate alarak, burada yatan zatın, onun babası olması gerektiğini düşünür.  Rivayetlere göre babası Ahmed Efendi de müttaki bir zattır. Cami de, hângâh da günümüze kadar gelememiştir. Bugünkü mevcut mescit sonradan yapılmıştır.
Meram çayı üzerinde bulunan tarihî köprünün üzerinde kitabe bulunmadığından, köprünün ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Köprünün Selçuklu veya Karamanoğlu döneminden kaldığı tahmin edilmektedir. Köprü de birçok kere tamir görmüştür.
Ayanbey Camii gibi Meram’da görülen diğer bazı camiler, Osmanlı’nın son dönemlerinde yapılmıştır.

III-MERAM MAHALLELERİ

1. ŞEYH SADREDDİN MAHALLESİ
Mahalledeki Tarihî Eserler
a) Anber Reis Cami Ve Türbesi
b) Turgutoğlu Türbesi
c) İmam Beğavî Türbesi ve Zaviyesi
2. ABDÜLAZİZ MAHALLESİ
A) Mahalledeki Tarihî Eserler
a) Abdülmümin (Megâribe ) Mescidi
b) Nasuhbey Mescidi ve Dârülhuffazı
c) Tursunoğlu (Tahir Paşa) Camii
d) Hoca Hasan Mescidi
e) Tahir ile Zühre Türbesi ve Mescidi
f) Kesikbaş Türbesi
B) Mahalledeki Eğitim Kurumları
a) Nasuh Bey Medresesi
b) Konya Gazi Lisesi
3. ŞEKERFURUŞ MAHALLESİ
4. KALECİK MAHALLESİ
A) Mahalledeki Tarihî Eserler, Medreseler-Okullar ve Resmî Binalar
a) İplikçi Camii ve Medresesi
b) Kadı Mürsel (Hacı Hasan) Camii
c) Kalecik Mescidi
B) Mahalledeki Eğitim-Öğretim Kurumları
a) Karahafız Medresesi
b) Yağmuroğlu Medresesi
c) Altınçeşme İbtidaiyesi (İlkokulu)
5. KALECELP MAHALLESİ




Anasayfa Makaleler
» Sadrettin Konevi ile...
» Sadreddin Konevi Kim...
» Anadolu’nun Gerçek F...
» Sadrettin Konevi ile...
» Sadrettin Konevi Man...
» Sadrettin-i Konevi K...
» Sadreddin Konevi ve ...
» Bir Düşünce Geleneği...
» İslam Felsefe Gelene...
» Meram İlçesindeki Ta...
Haberler
» MEBKAM Danışma Kurul...
» "Konevi sembol bir ş...
» MEBKAM Danışma Kurul...
» Sadreddin Konevi Pan...
» “Konevi Okumaları” B...
» MEBKAM’dan yeni bir ...
» Hacıveyiszade Mustaf...
» Fahri Kulu Dualarla ...
» Demirli : Konevi kur...
» MEBKAM’da yeni yönet...
Duyurular
» Meram Düşünce Akadem...
Yayınlar
» Sadreddin Konevi...
» Meram Kitabı...
» Mir'atü'l-Arifin (Ar...
» Füsüsu'l Hikem ve Me...
» Konevi Sempozyumu Bi...
» Kırk Hadis Tercümesi...
» Akademik Sayfalar...
Videolar
» Konevi Sohbetleri De...
» Konevi Sohbetlerine ...
» Fatih Sultan Mehmet ...
» MEBKAM Danışma Kurul...
» Konevi hazretleri ha...
» Konevi hazretleri ha...
» Konevi Sohbetleri Ba...
» MEBKAM'da yeni yönet...
» Demirli : Konevi kur...
» Fahri Kulu Dualarla ...
İletişim
İletişim
İletişim Form
İnsan Kaynakları